Yol ayrımlarına girmeden dümdüz patikalardan yürümek isteyenlere...

Blogumda her hafta bir kişiyi misafir olarak ağırlamaya çalışıyorum, biliyorsunuz.
Bu hafta genç bir yaşta evliliğe doğru adım atan bir arkadaşımız yazdı bu okuyacağınız satırları.
Yazısı biraz itiraf niteliğinde.
Geçirdiği dönem, kaldığı ikilemler bir çoğumuzun ergenlik döneminde uğradığı yol ayrımlarına benziyor.
Ben daha fazla uzatmadan sözü Umacı Kız'a bırakıyorum.

İNSAN NE İLE YAŞAR?
Sevgili Tolstoy ortaya bir cümle atmış ve ceketini omuzuna attığı gibi çekip gitmiş,hızla uzaklaşmış oradan...

İnsan ne ile yaşar? İnsan bir amaç ile yaşar bana sorarsanız. Ben, bu hayatın en büyük amacının Allah’ın rızasını kazanmak olduğunu kabullendim,bir süre sonra da hayatımı bu yolda ilerletmeye karar verdim,bunun için çok önemli adımların da atılması kaçınılmazdı tabi.


Şimdiki süreç, bana bunun evlenmek olduğunu yıllar öncesinden fısıldıyordu aslında.Erkek veya kadın, imanını evlenmeden tamamlayamıyor;yani bu yolda evli olarak devam edersem skor bir anda değişip 1-0 önce olacaktım,peki bu ne kadar kolaydı? Öyle; birini bul,istesinler,söz,nişan evlen olmadı bende,tabi dışarıdan bakanlara göre öyle.Peki, ya bana sorsanız ben neler söyleyeceğim.Yok yok merak etmeyin bir roman yazmak derdinde değilim,benimkisi olsa olsa bir  gerilim filminin fragmanı olur.


Ergenlik denen o dönemde bir bayan olarak sevginin yokluğunu oldukça hissediyordum,birisi beni sevsin ben de onu seveyim;öyle masum minik bir isteğim vardı,neyse ki bunu platonikçe hissederek yaşadım yalnızca;deneme yanılma çalışmalarım olmadı.




Bir Europa projesiyle uğraşırken bana yardım eden birisi vardı,bir vesileyle tanışmıştık,sonra malum ergenlik sanki onu seviyorum sandım,başlarda bunu kendinize itiraf etmek bile bayağı zaman alıyor ve bu sevme sendromlarımda ergenliğin en aptalca şeylerini yaptığımı söyleyebilirim. Gizli numaralardan çağrılar,arayıp sesini dinlemeler, feyk hesaplardan mesajlar, iletiler ,onu o kadar bezdirmişim ki birgün kimliğim açık olunca bana etmediği hakaret kalmamıştı.Yetmedi sana dava açacağım bile demişti ciddi ciddi.
Şimdi, bütün bunları neden yaptığımı, hatta bunları nasıl yaptığımı acayip sorguluyorum ve hayatımın o zamanlarını utanç içinde silmek istiyorum. Çok aptalcaydı. Bu süreç ne kadar mı sürdü, ay çok utanıyorum a dostlar, 4 yıl. O süreçte yaptığım tek doğru hareket onunla iyi ki hiç yüz yüze karşılaşmamıştım ve benim için gerçekten doğru olan insanı beklemekten vazgeçmemiştim.
Öyle üzüntülü günlerimden birinde, ben üzülmekten ve ayrıca o asıl doğru kişi için dua etmekten bıkmamışken bir şey oldu,o bir şeyle hayatım bir anda değişti.

Şimdi bunu nasıl anlatırım bilemiyorum,gerçekten iki dünya hayatımın padişahı olacak insanı bulmuştum; her şey ama her şey tevafuklarla doluydu ve biz tanıştığımız ilk gün gece yarılarına dek süren mesajlaşmalarımızda evlenmeye karar verdik, üzerinden 3 yıl geçti ve sonunda evlenebileceğiz onunla.


Ve kızlar,baylar bayanlar diyeceğim o ki; insanın niyeti, hayat gayesi çok önemli, çünkü farkında olmadan bütün hayatınız ona göre şekillenir. Ben kutlu gayemde evlilik denen çok önemli bir noktadayım,darısı hayırlı evlatlara,hayırlı nesillere..


Evliliğin bir kader olduğunu da altını çizerek belirteyim.Bildiğim kadarıyla insanın evlenememesinin sebebi; evleneceği insanın ya onunla tanışmadan ölmüş olması ya da 3 kısmetin 3’ünü de kaçırmış olmasıymış. Kısmet derken yine yanlış bilmiyorsam evlenmek için Rabbim 3 kişi belirlermiş.

İnşallah niyetlerimizi güzel tutalım, ne kadar sürede, nasıl ne zaman olacak diye sabırsızlanıp endişeye düşmeyelim. Bu süreç gerçekten hayatın en imtihanlı süreçlerinden, kesinlikle güllük gülistanlık geçmiyor, çokça sabretmek gerekiyor, şeytan uğraşırmış bu dönemde zaten, ona kanmayalım, sabredelim, pozitif duygularda olalım, dua edelim ve sonunda da inşallah şükredebiliriz.
Bana dua edin,sorunsuzca düğünüm olsun. 1,5 ay kaldı, herkese sevgiler, saygılar, son paragraftaki bilgilerimde eksiklik veya yanlışlık varsa da düzeltmenizi rica ederim. ;)


Blog sahibinin notu: Çok teşekkür ederim bu güzel yazın, samimi itirafların için.
Allah yolunu açık etsin.
Ve hep ettiğim bir duayı senin içinde canı gönülden tekrarlıyorum
''Allah en zor, en kötü gününde bile iyi ki bu adamı seçmişim dedirtsin.

Yol ayrımlarına girmeden dümdüz patikalardan yürümek isteyenlere... Yol ayrımlarına girmeden dümdüz patikalardan yürümek isteyenlere... Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 10:00:00 Rating: 5

8 yorum :

  1. kazasız belasız düğününüz olsun mutlu hayırlı sağlıklı bir evliliğiniz olsun

    YanıtlaSil
  2. İnşallah çok çok çok güzel , kusursuz bir düğünü olur , yazarın .

    Mutlulukla ve saygıyla dolu anlar diliyorum yaşamınızda ; keyifle okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende senin için aynı şeyleri diliyorum :)

      Sil
  3. canım,yayımlamışsınnn :) ufak bir mini tavsiye ve evet itiraf,bayılırım zaten alengirli işlere hehe :)güzel dileklerin için kocaman bir amin diyorum,darısı herkeslerin başına .:)

    YanıtlaSil
  4. Keyifle okudum çok mutlu huzurlu bir hayat diliyorum hersey gönlünüzce olsun :)))

    YanıtlaSil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.